İşte
öyle
neden?
bilmiyorum
ki
seni
ve beni bilmiyorum
korkuyorum
belki de
tekrar
sevmekten ve sevilmekten...
hani
çocuklar korkar ya karanlıktan
işte
öyle...
ürküyorum
belki de,
yaşamaktan
ve sevgiyle dolmaktan.
bakamıyorum
güneşe, ufka ve sana,
sevmek
istemiyorum sanki.
seni
sevmek yırtıcı bir aslanı okşamak gibi,
işte
öyle ürküyorum...
utanıyorum
belki de,
yumuşaklığı,
sertliği, sıcaklığı ve sevgini,
seviyorum
demeyi, senin beni düşünmeni,
bakışlarının
anlatmak istediğini,
dokunuşlarının
hevesini, ellerinin terlemesini,
dudaklarımı
ıslattığın andaki titreyişimi.
beni
düşünmeni, yanımda olmanı,
işte
öyle utanıyorum...
anlayamıyorum
belki de,
bir
dala, bir çiçeğe, bir güle ve sana
dokunmaktan
kilisede
günah çıkarır gibi,
aşktan,
inanamadığım duygudan.
ellerinden,
sıcaklığından ve dudaklarının ıslaklığından,
rüzgarın
tel tel uçurduğu saçlarını okşamaktan.
işte
öyle anlayamıyorum...
çekiniyorum
belki de,
yanımda
olmandan, sana sarılmaktan,
ellerine
derin bir buse bırakmaktan.
sevmekten,
sevilmekten,
seninle
paylaşmaktan,
sana
bağlanmaktan
işte
öyle çekiniyorum...
korkuyorum
belki de,
senden,
beni sevmenden,
anlamamaktan,
anlatamamaktan,
umduğunu
ve umduğumu bulamamaktan.
işte öyle
korkuyorum...
sevemiyorum
belki de,
hiç
yemediğim bir meyvenin tadı gibi
hiç
yaşamadıklarımı yaşayamıyorum
sen
buzdan yapılmış bir kristal vazo
kalbimin
susuzluğu yani
ve
senin ırmağında, yağmurunda yıkanmayı
istemiyor
muyum sevmeyi
işte
öyle sevemiyorum...
yaşayamıyorum
belki de,
hiç
yaşatmadıkları için
yaşamayı
bilmediğim için
hak
etmediklerimi aldığım için
suçsuz
bir insanın idama mahkum edilmesi gibi
işte
öyle yaşayamıyorum...
istiyorum
belki de,
sevmeyi,
sevilmeyi, teninin kokusunu hissetmeyi
gözbebeklerini
öpmeyi
ağlamayı
değil gülmeyi
arının
balını almak için söyle öldürmelimi onu?
istiyorum
yaşamayı, hak ettiğimi almayı
mutluluğu,
ağızlar dolusu gülmeyi
işte
öyle istiyorum...
sen
türkü tadındaki yarim
bilmeni
isterim, cebel-i reisin
eteklerinde
yaşatıyorum umutlarımı
gelsen
ne olur sevdiceğim?
ulaşabilsen
dallarıma, tutsan çiçeklerimi
alsan
özümdeki gizemi
yapabilsen
yaralarımı
işte
öyle yapabilsen...
işte
sen,
sen,
baharın kızı
sana
bu kadar uzakta
ve bu
kadar yakındayım
yüreğini
yenip beni kabullendiğin gün
savaşmayı
istediğin zaman
doruklarımda
bekliyor olacağım seni
gel,
gel ki anla beni.
işte
öyle gel...